Semâvât ve ecrâm-ı semâviyenin vahdete delâletleri Cevv-i semânın ve yağmur gibi hâdisât-ı cevviyenin vahdete delâletleri Küre-i arzın ve baharın vahdete delâletleri Denizlerin ve nehirlerin vahdete delâletleri Dağlar ve sahrâların vahdete delâletleri Eşcâr ve nebâtâtın vahdete delâletleri Hayvanât ve tuyûrun vahdete delâletleri Enbiyâların vahdete delâletleri Asfiyâ ve sıddîkînin vahdete delâletleri Evliyâların vahdete delâletleri Melâikenin vahdete delâletleri Müstakîm ve münevver akılların ve selîm ve nûrânî kalblerin vahdete delâletleri Vahyin beş hakîkati ve vahdete delâletleri Vahiy ve ilhâmın iki farkı İlhâmın dört nev‘i Muhammed-i Arabî’nin (asm) sıdkına şehâdet eden dokuz küllî delil Habîbullâh’ın (asm) vahdete şehâdetini te’yîd eden üç büyük icmâ‘ Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ın vahdete delâleti ve büyüklüğünü gösteren altı nokta Kâinâtın hey’et-i mecmûasının vahdete şehâdeti Hudûs delilinin vahdete şehâdeti İmkân delilinin vahdete şehâdeti Teâvün hakîkatinin vahdete şehâdeti İkinci Huccet-i Îmâniye Dördüncü Huccet-i Îmâniye Altıncı Huccet-i Îmâniye Yedinci Huccet-i Îmâniye Sekizinci Huccet-i Îmâniye Semâvât ve ecrâm-ı semâviyenin vahdete şehâdetleri Cevv-i semânın bulutlarıyla, rüzgâr ve yağmurlarıyla vücûb-u vücûd ve vahdete şehâdeti Küre-i arzın bütün mahlûkātıyla ve ahvâliyle, vahdet ve mevcûdiyet-i İlâhiyeye şehâdeti Denizler ve nehirlerin vücûb-u vücûd ve vahdete şehâdetleri Dağların vücûb-u vücûd ve vahdete şehâdeti Zemindeki bütün ağaçların ve nebâtâtın vücûb-u vücûd ve vahdete şehâdeti İnsan ve hayvanâtın vücûb-u vücûda ve sıfât-ı İlâhiyenin tahakkukuna şehâdeti Kâinâtın en müntehab neticesi olan hayat-ı insaniyenin âlem-i bekāya gideceği Hayvanların ruhları dahi bâki âleme gideceği ve herbir nev‘in arasıra isti‘mâl için birtek cesedinin bulunacağı Enbiyâ, evliyâ ve asfiyânın keşfiyât ve ilhâmlarının ve kütüb-ü mukaddesenin vahdaniyet ve haşre şehâdetleri ! يَا رَبّ۪ي وَ يَا رَبَّ السَّمٰوَاتِ وَ الْاَرَض۪ينَ ! يَا خَالِق۪ي وَيَا خَالِقَ كُلِّ شَئٍ duâsı Onuncu Huccet-i Îmâniye On Birinci Huccet-i Îmâniye
Yirmi Yedinci Mektub’un mukaddimesi Yirmi Sekizinci Mektub’un Yedinci Mes’elesi Mektub 1 Mektub 2 Mektub 3 Mektub 4 Mektub 5 Mektub 6 Mektub 7 Mektub 8 Mektub 9 Mektub 10 Mektub 11 Mektub 12 Mektub 13 Mektub 14 Mektub 15 Mektub 16 Mektub 17 Mektub 18 Mektub 19 Mektub 20 Mektub 21 Mektub 22 Mektub 23 Mektub 24 Mektub 25 Mektub 26 Mektub 27 Mektub 28 Mektub 29 Mektub 30 Mektub 31 Mektub 32 Mektub 33 Mektub 34 Mektub 35 Mektub 36 Mektub 37 Mektub 38 Mektub 39 Mektub 40 Mektub 41 Mektub 42 Mektub 43 Mektub 44 Mektub 45 Mektub 46 Mektub 47 Mektub 48 Mektub 49 Mektub 50 Mektub 51 Mektub 52 Mektub 53 Mektub 54 Mektub 55 Mektub 56 Mektub 57 Mektub 58 Mektub 59 Mektub 60 Mektub 61 Mektub 62 Mektub 63 Mektub 64 Mektub 65 Mektub 66 Mektub 67 Mektub 68 Mektub 69 Mektub 70 Mektub 71 Mektub 72 Mektub 73 Mektub 74 Mektub 75 Mektub 76 Mektub 77 Mektub 78 Mektub 79 Mektub 81 Mektub 82 Mektub 83 Mektub 84 Mektub 85 Mektub 86 Mektub 87 Mektub 88 Mektub 89 Mektub 90 Mektub 91 Mektub 92 Mektub 93 Mektub 94 Mektub 95 Mektub 96 Mektub 97 Mektub 98 Mektub 99 Mektub 100 Mektub 101 Mektub 102 Mektub 103 Mektub 104 Mektub 105 Mektub 106 Mektub 107 Mektub 108 Mektub 109 Mektub 110 Mektub 111 Mektub 112 Mektub 113 Mektub 114 Mektub 115 Mektub 116 Mektub 117 Mektub 118 Mektub 119 Mektub 120 Mektub 121 Mektub 122 Mektub 123 Mektub 124 Mektub 125 Mektub 126 Mektub 127 Mektub 128 Mektub 129 Mektub 130 Mektub 131 Mektub 132 Mektub 133 Mektub 134 Mektub 135 Mektub 136 Mektub 137 Mektub 138 Mektub 139 Mektub 140 Mektub 141 Mektub 142 Mektub 143 Mektub 144 Mektub 145 Mektub 146 Mektub 147 Mektub 148 Mektub 149 Mektub 150 Mektub 151 Mektub 152 Mektub 153 Mektub 154 Mektub 155 Mektub 156 Mektub 157 Mektub 158 Mektub 159 Mektub 160 Mektub 161 Mektub 162 Mektub 163 Mektub 164 Mektub 165 Mektub 166 Mektub 167 Mektub 168 Mektub 169 Mektub 170 Mektub 171 Mektub 172 Mektub 173 Mektub 174 Mektub 175 Mektub 176 Mektub 177 Mektub 178 Mektub 179 Mektub 180 Mektub 181 Mektub 182 Mektub 183 Mektub 184 Mektub 185 Mektub 186 Mektub 187 Mektub 188 Mektub 189 Mektub 190 Mektub 191 Mektub 192 Mektub 193 Mektub 194 Mektub 195 Mektub 196 Mektub 197 Mektub 198 Mektub 199 Mektub 200 Mektub 201 Mektub 202 Mektub 203 Mektub 204 Mektub 205 Mektub 206 Mektub 207 Mektub 208 Mektub 209 Mektub 210 Mektub 211 Mektub 212 Mektub 213 Mektub 214 Mektub 215 Mektub 216 Mektub 217 Mektub 218 Mektub 219 Mektub 220 Mektub 221 Mektub 222 Mektub 223 Mektub 224 Mektub 225 Mektub 226 Mektub 227 Mektub 228 Mektub 229 Mektub 230 Mektub 231 Mektub 232 Mektub 233 Mektub 234 Mektub 235 Mektub 236 Mektub 237 Mektub 238 Mektub 239 Mektub 240 Mektub 241 Mektub 242 Mektub 243 Mektub 244 Mektub 245 Mektub 246 Mektub 247 Mektub 248 Mektub 249 Mektub 250 Mektub 251 Mektub 252 Mektub 253 Mektub 254 Mektub 255 Mektub 256 Mektub 257 Mektub 258 Mektub 259 Mektub 260 Mektub 261 Mektub 263 Mektub 264 Mektub 265 Mektub 266 Mektub 269 Mektub 270 Mektub 271 Mektub 272 Mektub 273 Mektub 275 Mektub 276 Mektub 277 Mektub 278 Mektub 279 Mektub 280 Mektub 281 Mektub 282 Mektub 283 Mektub 284 Mektub 285 Mektub 286 Mektub 287 Mektub 288 Mektub 289 Mektub 290 Mektub 291 Mektub 292 Mektub 293 Mektub 294 Mektub 295 Mektub 296 Mektub 297 Mektub 298 Mektub 299
Câzibedâr bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhâveredir Kabre girmek üç yol iledir Hazret-i Peygamber’in(asm) terbiyesini bırakan ve zincirinden çıkan, ecnebî dinsizleri gibi de olamaz Dünyanın lezzetini ve saadetini isterseniz, meşrû‘ dâiredeki keyfe iktifâ ediniz. O, keyfinize kâfidir Bir zaman Eskişehir Hapishanesinin penceresinde oturmuştum Âhirzamanın en dehşetli ve en câzibedâr fitnesi, kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor O fitneyi ateşlendiren ve ta‘lîm eden irtidâdkâr bir şahs-ı ma‘nevî, önümde tecessüm etti Hem deme ki Ehl-i dalâlet bir dakikaya bir sene kadar şiddetli hissiyâtla müteveccih olduğu için, ehl-i diyânete muvakkaten tefevvuk eder Birden ihtar edilen bir mes’ele-i mühimme Âhirzamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan, tâife-i nisâiye ve onların fitnesi olduğu hadîsin rivâyetlerinden anlaşılıyor Birkaç bîçare gençlere verilen bir tenbîh, bir ders ve bir ihtârdır Eğer siz dâire-i meşrûada kalmazsanız, gençliğiniz zâyi‘ olup başınıza çok ziyâde belâlar ve elemler getirecek Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îmân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz Meselâ, burada gözümüz önünde bir darağacı dikilmiş. Onun yanında da pek büyük ikrâmiye biletleri veren bir piyango dâiresi var Sefâhette gitmiş bir gençliğin âkıbetini anlamak için hastanelerden, hapishanelerden ve kabristanlardan sorunuz Risâle-i Nûr talebeleri tarafından sorulan bir suâle cevab Cihan harbinden daha büyük bir hâdise Ecel elinden terhîs tezkeresini alan kırk adamdan bir adam kazanabilmiş, otuz dokuzu kaybetmiş Risâle-i Nûr bu asırda âhireti kazanmak da‘vâsında bir dava vekilidir Leyle-i Kadir’de ihtâr edilen bir mes’ele-i mühimme Rûy-u zeminin geniş kıt‘aları ve büyük hükûmetleri Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ı arayacaklar Nûr şâkirdleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük birer dershane-i Nûriye açmak lâzımdır Yedinci Recâ Ankara Kal‘asının başında iken altı cihetten gelen karanlıkların îmândan gelen nûrlarla aydınlanması Altıncı Mesele Her bir fen, kendi lisân-ı mahsûsuyla mütemâdiyen Allah’dan bahsedip, Hâlikı tanıttırıyorlar Dokuzuncu Şuâ‘ Hüve Nüktesi Siyah Dut’un Bir Meyvesi Bazı İslâm ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmaları münâsebetiyle yazılan bir tebrîk mektubu Yeniden hatt-ı Kur’ânî’ye bir nümûne-i müsâade ve Risâle-i Nûr’un ta‘kîb ettiği maksadına bir vesîle Prens Bismark’ın Kur’ân ve Peygamber(asm) hakkındaki şehâdeti Prens Bismark’ın beyânatına dâir talebelerin mektubu Dua
Ehl-i îmân âhiret hemşirelerim olan kadınlar tâifesiyle bir muhâveredir İhtiyâr kadınlara ehemmiyetli bir müjde ve bekâr kalmak isteyen genç kızlara bir ihtâr Âhirzamanda kuvvetli îmân, ihtiyâr kadınlarda bulunur ki, “Dindar ihtiyâr kadınların dinine tâbi‘ olun” diye hadîs ferman etmiş İzdivâca sevk eden üç sebeb var Nûr şâkirdlerinden olan kızlar tam muvâfık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan kendini açık saçıklıkla satmasınlar Genç nûrcu kızlara âit mektubun eki Gāyet ehemmiyetli bir hakîkate gāyet kısa bir işaret Bazı ehâdîs-i şerîfe ile işaret var ki; “Âhirzamanda kadınlar tâifesinde hakāik-i îmâniye ziyâde inkişâf edecek” Bir hadîs-i şerîf ferman ediyor ki “Neden sünnet-i seniyeye muhâlif olarak mücerred kaldın, yani evlenmedin?” suâline cevab Bir sünnet yüzünden yüz günaha girilmez Nûr Talebelerinden bir tabakanın, ömürlerinin muvakkat bir kısmında bekâr kalmalarının lüzûmu Hâneleriniz bir küçük medrese-i nûriye, bir mekteb-i irfân olsun Altıncı Söz
Tenbîh İfâdetü’L-Merâm Kur’ân Nedir? Ta‘rîfi Nasıldır?
Kur’ân’da Besmele gibi bazı âyetlerin çok tekrarının hikmeti
Birinci Sahîfe İkinci Sahîfe Asr-ı saadet ve Ceziretü’l-Arab’ın delâleti İstikbâl sahîfesinin delâleti Şerîat-ı İslâmiye’nin mümtâz husûsiyetlerinin delâleti Birincisi İkincisi Ecnebî Feylesofların Kur’ân-ı Kerîm Hakkındaki Şehâdetleri Prens Bismarck’ın beyânâtı Doktor Moris’in beyânâtı Doktor Moris’in ikinci beyânâtı Mister John Davenport’un beyânâtı Amerikalı meşhur Carlyle’ın beyânâtı Edward Gibbon’un beyânâtı Marmadüke’ün beyânâtı Levazaune’un beyânâtı Müsteşrik Sedio’nun beyânâtı Doktor Johnson’un beyânâtı Doktor City Youngest’ın beyânâtı Corselle’in beyânâtı Rodwell’in beyânâtı Gaston Care’in beyânâtı Alman âlimlerinden müsteşrik Jochahim Du Rulph’ın beyânâtı Sembires Encyclopedia nâmıyla intişâr eden İngilizce (Muhît-i Maârif)’de, Müslümanlık’dan şu suretle bahsolunmaktadır Profesör Edward Monte’nin beyânâtı Nûr’un yüksek bir talebesi olan Mehmed Kayalar’ın mahkemedeki müdâfaasından takrîz suretinde buraya alınan bir parça Duâ
Mektub 4 Mektub 9 Mektub 13 Mektub 18 Mektub 20 Mektub 21 Mektub 31 Mektub 32 Mektub 36 Mektub 41 Mektub 42 Mektub 45 Mektub 50 Mektub 52 Mektub 53 Mektub 60 Mektub 64 Mektub 70 Mektub 72 Mektub 80 Mektub 81 Mektub 82 Mektub 85 Mektub 86 Mektub 92 Mektub 93 Mektub 95 Mektub 96 Mektub 99 Mektub 104 Mektub 105 Mektub 106 Mektub 110 Mektub 112 Mektub 114 Mektub 116 Mektub 117 Mektub 119 Mektub 131 Mektub 134 Mektub 135 Mektub 137 Mektub 139 Mektub 140 Mektub 145 Mektub 148 Mektub 152 Mektub 156 Mektub 162 Mektub 163 Mektub 166 Mektub 167 Mektub 169
Birinci Lem‘a Beşinci Lem‘a Sekizinci Lem‘a
On Sekizinci Lem‘a
1- Sineklerin gāyet hikmetli vazîfelerine dâir bir nükte 2- Kudret hazineleri kâf-nûn’dadır ve Kur’ân hurûfâtı ile maddî ilaç gibi şifâ ve başka maksadların hâsıl olması 3- Kelimât-ı İlâhiye nihâyetsizdir 4- Demirin semâdan indirildiğini beyân eden âyetin tefsîri 5- Sekiz nevi‘ hayvânât-ı mübârekenin cennetten indirildiğini beyân eden âyetin tefsîri Eskişehir Hapsi’nde Üstâd Hazretlerinin talebelerine yazdığı muhtelif mektublar 6- Hapisteki talebeleri teselli için yazılan bir mektub 7- Bir düstûr 8- Mahkeme müdâfaâtının bir parçası 9- Üstâd Hazretlerinin talebelerini iki küçük mes’elede tenkîdkârâne îkāz etmesi 10- Risâle-i Nûr’un müdâfaa ve muhâfazasından herkes çekilse dahi beş kişinin çekilmemesi gerektiği 11- Risâle-i Nûr’un yedi Mesnevî kadar şerîf olduğu 12- Nûr talebelerinin hıfz-ı İlâhî altında olduğu 13- Sıkıntı, ruh darlığı ve sâir sebeblerle arkadaşlardan sudûr eden fenâ sözlerle birbirinize küsmeyiniz 14- Ehl-i isyân hakkında gelen bir âyetin Eskişehir Hapsi’ne olan işârâtı ve ilim talebelerinin fazîletine dâir Sa‘dî-i Şîrâzî’nin bir müşâhedesi 15- İki küçük hikâye 16- İyilik içinde muaccel bir mükâfât ve fenâlık içinde muaccel bir mücâzât vardır 17- Cenâb-ı Hakk’ın insanlardan rızık istemediğini beyân eden âyetin tefsîri 18- Uykunun üç nev‘ine dâir 19- Salavâtın ehemmiyetine dâir latîf bir nükte 20- Vahdetü’l-Vücûd meşrebini bu asırda telkîn etmenin ciddî zarar vereceği 21- Muhyiddîn-i Arabî hakkındaki bir münâkaşaya dâir 22- Bayramlarda zikir ve ibâdete ziyâde teşvîkin sırrı 23- Nefs-i emmâreye dâir 24- Kısa bir zamandaki küfre mukābil, ebedî bir azab nasıl adâlet olur? 25- Yüz altmış üçüncü madde hakkında latîf bir tevâfuk 26- Risâle-i Nûrların “Elmas-Cevher-Nûr” olduğuna dâir Şefîk’in mektubu 27- Zekâî’nin rüyası ve Halil İbrâhim’in şiiri 28- Cinnîlerin, semâdan haber çalmaya çalışmaları ve bir kısım ehl-i velâyetin cennetten meyveler almasına dâir üç suâl
Yirmi Dokuzuncu Lem‘a
İkinci Mektub Dördüncü Mektub Beşinci Mektub Altıncı Mektub Yedinci Mektub Sekizinci Mektub On Yedinci Mektub On Dokuzuncu Mektub Yirmi Birinci Mektub Yirmi Yedinci Mektub Münâzarât Hutbe-i Şâmiye Birinci Kelime İkinci Kelime Üçüncü Kelime Dördüncü Kelime Beşinci Kelime Altıncı Kelime İkinci Zeyl Duâ
Lem‘alar Risâlesi Reşhalar Risâlesi Lâsiyyemâlar Katre Risâlesi İfâde-i Merâm Birinci Bâb Mukaddeme Birinci Hakîkat İkinci Hakîkat Üçüncü Hakîkat Dördüncü Hakîkat Nokta 1 Nükte 2 Nokta 2 Nükte 3 Nokta 3 Nükte 4 Nokta 4 Nükte 5 Nokta 5 İ‘tizâr Fihrist Duâ
Isparta Mahkemesi’ne verilen bir istid‘â Risâle-i Nûr, âsâyişi muhâfaza ediyor Dinsiz bir millet yaşamaz Üstâd Hazretlerinin, Kastamonu’dan Isparta’ya nefyine işaret eden âyet-i kerîme Âyetü’l-Kübrâ’nın, gizlice tab‘ının Beşinci Şuâ‘ zannedilerek Denizli Hapsi’ne sebebiyet vermesi Hâtime Ehl-i garazın vehim ve inâd ile, bir habbeyi bir dağ gibi gösterdiklerinin çok emârelerinden bazıları Doktorlar hey’etine yazılan bir istirhâmnâme Risâle-i Nûr’un arkasında olan ma‘nevî kuvvetler Denizli Mahkemesi’ndeki müdâfaaya ve neticesine târihiyle işaret eden bir âyet-i kerîme Risâle-i Nûr’un âsâyişi muhâfaza eden bir inzibât kuvveti olması Üstâd Hazretlerinin müdâfaasının dayandığı altı esas Beşinci Şuâ‘ın te’lîf sebebi Üç dört esaslık bir i‘tirâznâme Eskişehir Hapishânesi’nde iken “Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?” suâline Üstâd Hazretlerinin verdiği cevab Çelik gibi metin Isparta mübârek kahramanlarıyla müdâvele-i efkâr ediniz Biz öyle bir hakîkate hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak Evvel ve âhir tavsiyemiz, tesânüdünüzü muhâfaza İddiânâmeye karşı i‘tirâznâmenin tetimmesidir Siyâsî cem‘iyet zannı veren üç sebeb Mahkemede son sözüm ed-Dâî Üstâd Hazretlerine, kendi hakkındaki iddiânâmenin verilmemesi Ehl-i vukūf raporuna i‘tirâznâme Elmas kalemli, altın başlı, mu‘cizeli Kur’ân’ın kâtibi Husrev’in dört zelzeleye dâir fıkrası Üstâd Hazretlerinin, Husrev’in zelzeleye dâir fıkrasını tasdîk etmesi Mahkemeye hitâbdır