Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ Bu parça On Altıncı Lem‘a’dan alınmıştır. وَاِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Azîz, sıddîk Senirkentli kardeşlerim, İbrahim, Şükrü, Hâfız Hüseyin, Hâfız Receb Efendiler.Hâfız Tevfîk ile gönderdiğiniz “üç mes’ele”ye mülhidler eskiden beri ilişiyorlar. Birincisi:حَتّٰٓي اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ âyetinin ifade ettiği zâhir ma‘nâsına göre “Güneş, harâretli, çamurlu bir çeşme suyunda gurûb ettiğini görmüş” diyor. İkincisi: Sedd-i Zülkarneyn nerededir?Üçüncüsü: Âhirzamânda Hazret-i Îsâ aleyhisselâmın geleceğine ve Deccâl’ı öldüreceğine dâirdir.

Bu suâllerin cevabları uzundur. Yalnız muhtasar bir işaretle deriz ki: Âyât-ı Kur’âniye, üslûb-u Arabiye üzerine ve zâhir nazara göre ve umumun anlayacağı bir tarzda ifade ettiği için, çok def‘a teşbîh ve temsîl sûretinde beyân ediyor. İşte تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ yani güneşin harâretli, çamurlu bir çeşme gibi görünen Bahr-i Muhît-i Garbî’nin sâhilinde veya volkanlı, alevli, dumanlı dağın gözünde gurûb ettiğini Zülkarneyn görmüş. Yani zâhir nazarda, Bahr-i Muhît-i Garbî’nin sevâhilinde, yazın şiddet-i harâretiyle, etrafındaki bataklık harâretlenip tebahhur ettiği bir zamanda, o buhar arkasında, büyük bir çeşme havzası sûretinde uzaktan Zülkarneyn’e görünen Bahr-i Muhît-i Garbî’nin bir kısmında, güneşin zâhirî gurûbu­nu görmüş. Veya volkanlı, taşı ve toprağı ve ma‘den sularını karıştırarak fışkıran bir dağın başındaki yeni açılmış ateşli gözünde, semâvâtın gözü olan güneşin gizlendiğini görmüş. Evet, Kur’ân-ı Hakîm’in mu‘cizâne belâgat-i ifâdesi, bu cümle ile çok mesâili ders veriyor. Evvelen, Zülkarneyn’in mağrib tarafına seyahati, şiddet-i harâret zamanına ve bataklık tarafına ve güneşin gurûb âvânına ve volkanlı bir dağın fışkırması vaktine tesâdüf ettiğini beyân etmekle, Afrika’nın tamam istîlâsı gibi çok ibretli mes’elelere işaret eder. Ma‘lûmdur ki, görünen hareket-i şems, zâhirîdir. Ve küre-i arzın mahfî hareketine delildir, onu haber veriyor.