Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

ÜÇÜNCÜ ŞU‘ Risâle-i Münâcât

Mukaddime

Bu Sekizinci Huccet-iDelil Îmâniye olan Üçüncü Şuâ‘ risâlesi, vücûb ve vücûda ve vahdâniyeteAllah’ın birliği delâletDelil olma ettiği gibi, hem delâil-iDeliller kat‘iye ile rubûbiyetinin ihâtasınaKuşatma ve kudretinin azametine delâletDelil olma eder. Hem hâkimiyetinin ihâtasınaKuşatma ve rahmetinin şumûlüneİçine alma dahi delâletDelil olma eder. Hem isbat eder. Hem kâinâtın bütün eczâsınaParçalar hikmetinin ihâtasınıKuşatma ve ilminin şumûlünüİçine alma isbat eder. Elhâsıl: Bu Sekizinci Huccet-iDelil Îmâniye’nin herbir mukaddimesinin sekiz neticesi var. Ve bu sekiz mukaddimelerin herbiri, sekiz neticeyi delilleriyle isbat eder ki, bu cihette bu Sekizinci Huccet-iDelil Îmâniye’de yüksek meziyetlerÜstünlük vardır.

Münâcât

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِاِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَآ اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَآءِ مِنْ مَآءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَآءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَYâ İlâhî ve Yâ Rabbi! Ben îmânın gözüyle ve Kur’ân’ın ta‘lîmiyleÖğretme ve nûruyla ve Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın dersiyle ve ism-i Hakîm’in göstermesiyle görüyorum ki, semâvâtta hiçbir deverânDönüp dolanma ve hiçbir hareket yoktur ki, böyle intizâmıylaDüzen, düzgünlük, senin mevcûdiyetine işaret ve delâletDelil olma etmesin. Ve hiçbir ecrâm-ı semâviye yoktur ki, sükûtuylaSusma, gürültüsüz vazîfe görmesiyle, direksiz durmalarıyla senin rubûbiyetine ve vahdetine şehâdetŞâhidlikiŞâhidlik ve işareti olmasın. Ve hiçbir yıldız yoktur ki, mevzûnÖlçülü hilkatiyleYaratılış, muntazam vaz‘iyetiyle ve nûrânî tebessümüyle ve bütün yıldızlara mümâseletBenzeyiş ve müşâbehet sikkesiyle senin haşmet-i ulûhiyetineİlâhlık ve vahdâniyetineAllah’ın birliği işaret ve şehâdetŞâhidlikteŞâhidlik bulunmasın. Ve on iki seyyâreden hiçbirisi yoktur ki, hikmetli hareketiyle ve itâatli musahhariyetiyle ve intizâmlıDüzen, düzgünlük vazîfesiyle ve ehemmiyetli peykleriyleUydu senin vücûb-u vücûduna şehâdetŞâhidlik ve saltanat-ı ulûhiyetineİlâhlık işaret etmesin. Evet, gökler sekeneleriyle, herbiri tek başıyla şehâdetŞâhidlik ettikleri gibi, hey’et-i mecmûasıyla derece-i bedâhetteApaçık olma şehâdetŞâhidlik ederler. Ey zemini ve gökleri yaratan yaratıcı! Senin vücûb-u vücûduna öyle zâhir şehâdetŞâhidlik; ve ey zerrâtı muntazam mürekkebâtıylaBirkaç şeyden oluşturulan şeyler tedbîrini gören ve idare eden; ve bu seyyâre yıldızları manzûm peykleriyleUydu döndüren ve emrine itâat ettiren!