Risale-i Nur
Eserler

ONUNCU ŞU‘Işın

Fihrist Risâlesi’nde Onbeşinci Lem‘a’Parıltıdan sonraki yazılan risâlelerin fihristi olup, Isparta havâlîsindeki

Risâle-i Nûr’un hâsHususî, seçkin talebeleri tarafından kaleme alınmıştır. Bu Onuncu Şuâ‘,Işın müstakilKendi başına olarak neşredilen Fihrist Risâlesi’nin

162. sahîfesinden sona kadar olan kısım olup buraya dercİçine koyma edilmemiştir.

ONBİRİNCİ ŞU‘Işın

Zındıka ve küfr-ü mutlakDine âit herşeyi inkâr etmea karşı, Risâle-i Nûr’un bir müdâfaanâmesidir. Ve bu hapsimizde hakîkî müdâfaanâmemiz dahi budur. Çünki yalnız buna çalışıyoruz. Bu risâle, Denizli Hapishânesi’nin bir meyvesi ve bir hatırası ve iki cum‘a gününün mahsûlüdür.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ  فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَ 

âyetinin ihbârHaber vermeı ve sırrıyla Yusuf Aleyhisselâm, mahbûsların pîrBir işin en mâhir ustası, reisidir. Ve hapishâne, bir nevi‘ Medrese-i Yûsufiye olur. Madem Risâle-i Nûr şâkirdTalebeleri iki def‘adır çoklukla bu medreseye giriyorlar. Elbette Risâle-i Nûr’un hapse temas ettiği ve isbat ettiği bir kısım mes’elelerinin kısacık hulâsaÖzlarını, bu terbiye için açılan dershânede okumak ve okutmakla tam terbiye almak lâzım geliyor. İşte o hulâsaÖzlardan beş-altı tanesini beyân ediyoruz. Birincisi: Dördüncü Söz’de îzâhı bulunan, her gün yirmi dört saat sermâye-i hayatı, HâlikYaratıcıımız bize ihsân ediyor. Tâ ki, iki hayatımıza lâzım olan şeyler, o sermaye ile alınsın. Biz kısacık hayat-ı dünyeviyeye yirmi üç saati sarfHarcama edip, beş farz namaza kâfî gelen bir saati, pek çok uzun olan hayat-ı uhreviÂhirete âityemize sarfHarcama etmezsek, ne kadar hilâf-ı akılAkla zıd bir hata; ve o hatanın cezâsı olarak hem kalbî, hem rûhî sıkıntıları çekmek; ve o sıkıntılar yüzünden ahlâkını bozmak ve me’yûsâneÜmidsizce hayatını geçirmek sebebiyle, değil terbiye almak, belki terbiyenin aksine gitmekle ne derece hasâretZarar ederiz, kıyâs edilsin. Eğer bir saati beş farz namaza sarfHarcama etsek, o halde hapis ve musibet müddetinin her bir saati, bazen bir gün ibâdet; ve fânîGeçici, yok olucu bir saati, bâkîSonu olmayan saatler hükmüne geçebilmesi; ve kalbî ve rûhî me’yûsiyet ve sıkıntıların kısmen zevâlSon bulma bulması; ve hapse