Risale-i Nur
Eserler

kâinât içinde boğulup, dünyanın muhabbetiyle sersem olarak fânîGeçici, yok oluculerin tebessümlerine aldansa, onların kucaklarına atılsa, elbette nihâyetsiz bir hasâretZarare düşer. Hem fenâ,Yok olma hem fânî,Geçici, yok olucu hem ade­me düşer. Hem ma‘nen kendini i‘dâmYok etme eder. Eğer lisân-ı Kur’ân’dan kalb kulağıyla îmân derslerini işitip başını kaldırsa, vahdetBir olmae müteveccihYönelik olsa, ubûdiyetKullukin mi‘râcMerdivenıyla arş-ı kemâlâtMükemmelliklerin zirvesia çıkabilir. BâkîSonu olmayan bir insan olur. Ey nefsim! Madem hakîkat böyledir. Ve madem Millet-i İbrâhîmiye’densin (as) İbrahimvârî (İbrahim (as) gibias) لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ de! Ve Mahbûb-u BâkîSonu olmayan’ye yüzünü çevir ve benim gibi şöyle ağla...

Buradaki FârisîFarsça beyitler, On Yedinci Söz’ün ikinci makamında yetmiş ikinci sayfasına yazılmakla burada yazılmamıştır.

Yirmi Beşinci Söz “İ‘câz-ı Kur’ân Risâlesi”, Zülfikār Mecmûası’nda

Yirmi Altıncı Söz “Kader Risâlesi”, Tılsımlar Mecmûası’ndayazıldıkları için bu mecmûaya idhâlDâhil etme edilmemişlerdir.

YİRMİ YEDİNCİ SÖZ

İctihâd Risâlesi

Beş altı sene mukaddem,Önce, evvel ArabîArabca bir risâlede ictihâd(Kur’ân ve sünnetten) hüküm çıkarmaa dâiryazdığım bir mes’ele, iki kardeşimin arzularıyla o mes’eleye dâirhaddinden tecâvüzHaddi aşma, saldırma edenin haddini bildirmek için şu söz,o mes’ele-i ictihâd(Kur’ân ve sünnetten) hüküm çıkarmaiyeye dâir yazıldı.