Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Hüve Nüktesi

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُوَ اِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُٓ اَبَدًا دَٓائِمًا

Çok azîz ve sıddîk kardeşlerim!

لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّٰهُ ’deki هُوَ lafzında, yalnız maddî cihetindeYön bir seyahat-ı hayâliye-i fikriyede, hava sahîfesinin mütâlaasıylaDikkatle okuma ânî bir sûrette görünen bir zarîf nükte-iİnce ma‘nâ tevhîdde, meslek-i îmânînin hadsiz derecede kolay ve vücûbZarûrî olma derecesinde suhûletKolaylık bulunduğunu; şirk ve dalâ­let mesleğinde hadsiz derecede müşkilâtlıZorluklar ve mümteni‘İmkânsız binler muhâlİmkansız bulunduğunu müşâhedeGörme, gözlemleme ettim. Gayet kısa bir işaretle, o geniş ve uzun nükteyiİnce ma‘nâ beyân edeceğim.

Evet, nasıl ki bir avuç toprak, yüzer çiçeklere nöbetle saksılık eden kabında, eğer tabiata, esbâbaSebebler havâle edilse lâzım gelir ki, ya o kapta küçük mikyâsdaÖlçü yüzer, belki çiçekler adedince ma‘nevî makineler, fabrikalar bulunsun; veyahud o parçacık topraktaki her bir zerre, bütün o ayrı ayrı çiçekleri, muhtelif hâsiyetleriyleBir şeye mahsûs hâl ve fayda, özellik ve hayatdâr cihâzâtıyla yapmalarını bilsin. Âdetâ bir ilâh gibi, her bir zerrenin hadsiz ilmi ve nihâyetsiz iktidarı bulunsun. Aynen öyle de, emir ve irâdenin bir arşıKâinâtı kuşatan en yüksek âlem, bir şeyin en yüksek hududu olan havanın ve rüzgârın her bir parçasında ve bir nefes ve tırnak kadar olan هُوَ lafzındaki havada; küçük mikyâstaÖlçü, bütün dünyada mevcûd telefonların, telgrafların ve radyoların ve hadsiz konuşmaların merkezleri, santralleri, âhizeleriAlıcı ve nâkileleriVerici, nakleden bulunsun ve o hadsiz işleri beraber ve bir anda yapabilsin. Veyahud o هُوَ ’deki havanın, belki unsur-u havanın her bir parçasının, her bir zerresinin, bütün telefoncular kadar ve ayrı ayrı umum telgrafçılar kadar ve radyo ile konuşanlar kadar ma‘nevî şahsiyetleri ve kābiliyetleri bulunsun ve onların umum dillerini bilsin ve aynı zamanda başka zerrelere de bildirsin, neşretsin. Çünki bilfiilFiilî olarak o vaz‘iyet kısmen görünüyor ve havanın bütün eczâsındaParçalar o kābiliyet var.