Risale-i Nur
Eserler

Elhamdülillâh siyâsetten tecerrüdSıyrılma, soyutlanma sebebiyle, Kur’ân’ın elmas gibi hakîkatlerini propaganda-i siyâset ithâmı altında cam parçalarının kıymetine indirmedim. Belki gittikçe o elmaslar kıymetlerini her tâifeHususî topluluknin nazarBakışında parlak bir tarzda ziyâdeleştiriyor.

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلآَ اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُ

لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ

اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪يSaid

ON DÖRDÜNCÜ MEKTUBDaha te’lîf edilmemiştir.

ON BEŞİNCİ MEKTUB

بِاسْمِه۪ وَاِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

Azîz kardeşim! Senin “Birinci Suâlin” ki, “Sahâbeler nazar-ı velâyetVelilik bakışıle müfsidBozgunculeri neden keşfedemediler? Tâ Hulefâ-yı RâşidînRâşid halîfeler (Dört büyük halîfe)’in üçünün şehâdetŞehidlikine netice verdi. Halbu­ki küçük Sahâbelere, büyük velilerden daha büyük deniliyor.” Elcevab: Bunda “İki Makam” var.

Birinci Makam: Dakîk bir sırr-ı velâyetVelilik sırrıin beyânAçıklamaıyla suâl halle­dilir. Şöyle ki: Sahâbelerin velâyeti, ‘velâyet-i kübrâİlim ve amel yoluyla mazhar olunan en büyük velîlik’ denilen, verâset-i nübüvvetten gelen, berzahAra yer, kabir tarîkYoline uğramayarak doğ­rudan doğruya zâhirAçık, görünür olanden hakîkate geçip akrebiyet-i İlâhiyenin inkişâfAçılma, açığa çıkmaına bakan bir velâyettir ki, o velâyet yolu gayet kısa olduğu halde, gayet yüksektir. Hârikaları az, fakat meziyâtÜstün vasıfları çoktur. KeşifPerdeli hakîkati görme ve kerâmât orada az görünür. Hem evliyânın kerâmetleri ise, ekserîsi ihtiyârîTercîh ederek değil. Ummadığı yerden ikrâm-ı İlâhî olarak bir hârika ondan zuhûrMeydana çıkma eder. Bu keşifPerdeli hakîkati görme ve kerâmetlerin