Risale-i Nur
Eserler

FİHRİSTE-İ MEKTÛBÂT

BİRİNCİ MEKTUB

Dört suâlin cevabıdır. Birinci Suâl: Hazret-i Hızır’ın hayatı hakkında ve o münâsebetle hayatın beş mertebesini gayet güzel ve mukni‘İknâ‘ edici bir tarzda beyân eder. İkinci Suâl:اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ âyetindeki mevti ni‘met sûretinde ve mahlûk olduğunun sırrını, gayet güzel bir sûrette isbat eder ki, mevt dahi hayat gibi bir ni‘met ve hayat gibi mahlûk olduğunu isbat eder. Üçüncü Suâl: Cehennem nerededir? Cevabında gayet ma‘kūl bir sûrette yerini beyân eder ve gösterir. Ve cehennem-i suğrâEn küçük cehennem ve kübrâyı tefrîkAyırma edip, fennî bir tarzda ve man­tıkî bir sûrette isbat etmekle beraber, âhirette gayet muhteşem ve parlak bir sûrette azamet ve rubûbiyet-i İlâhiyenin bir sırr-ı azîmBüyük sırini ve cehennem-i kübrâEn büyük cehennemnın bir hikmet-i hilkatYaratılıştaki İlâhî maksad ve incelikini gösterdiği gibi, cennet ve cehennem şecere-i hilkatYaratılış ağacıin iki meyvesi ve silsile-i kâinâtın iki neticesi ve seyl-i şuûnâtİşler, icraatler seli ın ve mahsûlât-ı maʻneviye-i arziyenin iki mahzenAmbari, lütufİyilik ve kahrın iki tecellîgâhGörünme yeriı olduğunu gösterir. Dördüncü Suâl’in cevabında, mahbûblara aşk-ı mecâzîGeçici sevgililere yönelik aşk aşk-ı hakîkîGerçek aşk, ilâhî aşkye inkılâb ettiği gibi, koca dünyaya karşı insanların aşk-ı mecâzîGeçici sevgililere yönelik aşksi dahi, sırr-ı îmân ile makbûl bir aşk-ı hakîkîGerçek aşk, ilâhî aşkye inkılâb edebildiğini, gayet güzel ve mukni‘İknâ‘ edici bir sûrette isbat eder.

İKİNCİ MEKTUB

Bu zamanda zarûret olmadan irşâd-ı nâsİnsânlara doğru yolu göstermea ve neşr-i dînDîni yaymae çalışan­lar, sadakaları ve hediyeleri kabul etmemek lâzım geldiğinin sırrını, dört sebeb ile beyân ediyor. اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَي اللّٰهِ âyetiyle اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْئَلُكُمْ اَجْرًا âyeti gibi, insanlardan istiğnâİhtiyaç duymama hakkındaki âyâtın mühim bir sırrını tefsîr eder. Ve ilim ve dini neşre çalışan insanlar mümkün olduğu kadar istiğnâİhtiyaç duymama ve kanâatle hareket etmezse, hem ehl-i dalâletHaktan sapanlarin ithâmına hedef olur. Hem izzet-i ilmiyeyi muhâfaza edemez. Hem salâhatİyi hâl sâhibi olma ve neşr-i dînDîni yayma gibi umûr-u uhreviyeÂhirete âit işlerye mukābil hediyeler almak, âhiret meyvelerini dünyada fânî bir sûrette yemek demektir.