Risale-i Nur
Eserler

ONBEŞİNCİ LEM‘A

Bu risâle, Risâle-i Nûr’un umum eczâlarının mevzu‘­larını câzibedâr bir ifade ile gösteren Fihrist Risâlesi’nin; Sözler, Mektubât ve Ondördüncü Lem‘a’ya kadar olan birinci kısmı olup; Fihrist’in mütebâkîGeri kalan    kısmı olan Onuncu Şuâ‘ ile birlikte olup, mecmûa hâlinde ayrıca neşredildiği için, buraya derc edilmemiştir.

ONALTINCI LEM‘A

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Azîz sıddîk kardeşlerim Hoca Sabri, Hâfız Ali, Mes‘ud, Mustafalar, Husrev, Re’fet, Bekir Bey, Rüşdü, Lütfüler, Hâfız Ahmed, Şeyh Mustafa vesâire. Sizlere meraklı ve medâr-ı suâl olmuş dört küçük mes’eleyi ma‘lûmât olarak muhtasarKısa  bir sûrette beyân etmekliğe kalbimde bir hâtıra hissettim. Birincisi: Kardeşlerimizden Çaprazzâde Abdullâh Efendi gibi bazı adamlar, “Ehl-i keşiften rivâyeten bu geçen Ramazân’da Ehl-i Sünnet Velcemâat için bir ferecSıkıntıdan kurtulma ve bir fütûhâtFetihler olacağını haber verdikleri halde, zuhûrMeydana çıkma etmedi. Böyle ehl-i velâyet ve ehl-i keşif, neden hilâf-ı vâki‘Olana zıd haber veriyorlar?” diye benden sordular. Ben de birden sünûhâtKalbe ilhâm olunan ma‘nâlar kabîlinden olarak verdiğim cevabın muhtasarKısa ı şudur:

Hadîs-i şerîfte vâridGelen olmuştur ki: “Bazen belâ nâzilİnen olur, gelirken karşısına sadaka çıkar, geri çevirir.” Şu hadîsin sırrı gösteriyor ki: Mukadderât,(Kaderde) takdîr olunanlar bazı şerâitŞartlar ile vukūa gelirken, geri kalır. Demek ehl-i keşfin muttali‘Haberdâr olduğu mukadderât,(Kaderde) takdîr olunanlar mutlak olmadığını, belki bazı şerâitŞartlar ile mukayyedBağlı bulunduğunu ve o şerâitŞartlarin vukū‘ bulmamasıyla o hâdisenin de vukūa gelmemesidir. Fakat o hâdise, ecel-i muallakŞarta bağlı ecel gibi levh-i ezelîOlacak herşeyi Allah’ın ezelden bilerek yazdığı kader levhasınin bir nevi‘ defteri hükmünde olan levh-i mahv u isbat da mukadder olarak yazılmıştır. Gāyet nâdir olarak levh-i ezelîOlacak herşeyi Allah’ın ezelden bilerek yazdığı kader levhasıye kadar keşif çıkar. Ekserîsi oraya çıkamıyor. İşte bu sırra binâen, geçen Ramazân-ı Şerîf’de ve bu Kurban Bayramı’nda ve daha başka vakitlerde istihrâcMa‘nâ çıkarma a binâen veya keşfiyât nev‘inden verilen haberler, muallak oldukları şerâitŞartlari bulamadıkları için, vukūa gelmemişler ve haber verenleri tekzîb etmiyorlar. Çünki mukadder imiş, fakat şartı gelmediği için, o da vukūa gelmemiş. Evet,