Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Evvelen, nifâkın birinci cinâyeti olan hudâa âit يُخَادِعُونَ ’den يَكْذِبُونَ ’ye kadar “Yedi Cümle”ye terettüb eden müteselsil neticeleri nazara almak lâzımdır. Birincisi: Allah’ı kandırmak gibi muhâl bir şeyin talebinde bulundukları için, tahmîk edilmişlerdir. İkincisi: Menfaat niyetiyle kendilerine zarar dokundurdukları için, tesfîh edilmiştir. Üçüncüsü: Menfaati mazarrattan tefrîk edemedikleri için, techîl edilmişlerdir. Dördüncüsü: Tıynetleri pis, sıhhatlerinin ma‘deni hasta, hayat menba‘ları ölmüş vesâire gibi rezâletleriyle terzîl edilmişlerdir.

Beşincisi: Şifânın talebiyle marazlarını ziyâde ettikleri için, tezlîl edilmişlerdir. Altıncısı: Elemden mâadâ bir şeyi intâc etmeyen kavî bir azab ile tehdîd edilmişlerdir. Yedincisi: İnsanlarca alâmetlerin en çirkini olan kizb ile teşhîr edilmişlerdir. Sonra bu yedi cümlenin arasındaki intizâm ve irtibâtın şöyle bir tasvîr ile dinlenmesi lâzımdır: Bir şahıs bir şahsı, nasihatle fenâ bir şeyden men‘ etmek üzere şöyle tevcîh-i kelâmda bulunur: “Ey kişi! Aklın varsa, şu yapmak istediğin şey muhâldir. Hem nefsine zarardır. Hem iyiyi kötüyü tefrîk edecek bir hissin yok mudur? Anlaşılan, hakîkati hurâfe, tatlıyı acı gösteren seciyende bir hastalık vardır. Şübhesiz o hastalıktan kurtulup şifâyâb olmak istiyorsun. Fakat senin bu hâlin, o hastalığı izâle değil, tezyîd ediyor. Eğer bu hâlin ile bir lezzet, bir zevk istersen, en şedîd bir elemi intâc eden bir azab eline geçer. En nihâyet sarhoşluktan ayılıp, kötü hâlinden vazgeçmediğin takdîrde, fesâdın başkalara geçmemek üzere hortumun üzerine bir damganın vurulmasıyla, seni teşhîr ve i‘lân etmek lâzımdır.”

Kezâlik, Cenâb-ı Hakk, münâfıkları nifâktan zecir ve men‘ için kötü hâllerini şöylece nakletmekle yüzlerine vuruyor: يُخَادِعُونَ اللّٰهَ Yani “Hile ile Allah’ı kandırmak istiyorlar.” Zîrâ Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Allah’ın elçisidir. Ona yapılan hile Allah’a râci‘dir. Allah’a yapılan hile ise muhâldir. Muhâli taleb etmek hamâkattir. Böyle hayvancasına hamâkat, taaccübü mûcibdir.