Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Hem bütün mevcûdâtın İlâhı ünvanıyla Allah’ın fermanıdır. Hem bütün semâvât ve arzın Hâlik’ı nâmına bir hitâbdır. Hem rubûbiyet-i mutlaka cihetinden gelen bir mükâlemedir. Hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir. Hem rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarından bir defter-i iltifâtât-ı Rahmâniyedir. Hem ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazen şifreler bulunan bir muhâbere mecmûasıdır. Hem İsm-i A‘zam'ın muhîtinden nüzûl ile Arş-ı A‘zam’ın bütün muhâtına bakan ve teftîş eden hikmet-feşân bir Kitâb-ı Mukaddes’dir. Ve şu sırdandır ki, ‘Kelâmullâh' ünvanı, kemâl-i liyâkatla Kur’ân’a verilmiştir. Ve dâimâ da veriliyor.

Kur’ân’dan sonra, sâir Enbiyâ'nın kütüb ve suhufları derecesi gelir. Sâir nihâyetsiz kelimât-ı İlâhiyenin bir kısmı dahi, hâs bir i‘tibâr ile, cüz’î bir ünvan ile, hususî bir tecellî ile, cüz’î bir isim ile, hâs bir rubûbiyet ile ve mahsûs bir saltanat ile ve hususî bir rahmet ile zâhir olan ilhâmât suretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvanâtın ilhâmâtları, külliyet ve hususiyet i‘tibâriyle pek çok muhteliftir.

Kur’ân, asırları muhtelif bütün Enbiyâ'nın kitaplarını ve meşrebleri muhtelif bütün evliyânın risâlelerini ve meslekleri muhtelif bütün Asfiyâ'nın eserlerini icmâlen tazammun eden; ve cihât-ı sittesi parlak; ve evhâm ve şübehâtın zulümâtından musaffâ; ve nokta-i istinâdı, bilyakîn vahy-i semâvî ve kelâm-ı ezelî; ve hedefi ve gayesi, bilmüşâhede saadet-i ebediye; içi, bilbedâhe hâlis hidâyet; üstü, bizzarûre envâr-ı îmân; altı, biilmilyakîn delil ve burhân; sağı, bi’t-tecrübe teslîm-i kalb ve vicdan; solu, biaynilyakîn teshîr-i akıl ve iz‘ân; meyvesi, bihakkilyakîn rahmet-i Rahmân ve dâr-ı cinân; makamı ve revâcı, bilhadsi’s-sâdık makbûl-ü melek ve ins ve can bir kitâb-ı semâvîdir.

Kur’ân’ın ta‘rîfine dâir sıfatların her biri başka yerlerde kat‘î isbat edilmiş veya isbat edilecektir. Da‘vâ mücerred değil, her birisi burhân-ı kat‘î ile müberhendir. Saîdü’n-Nûrsî