Risale-i Nur
Eserler

Ama مُؤْمِنُونَ kelimesine bedel, fiil sîgasıyla يُؤْمِنُونَ ’nin tercîhi, îmân fiilini hayâl nazarına gösterip keyfiyetin tasvîr edilmesine, dâhilî ve hâricî delillerin tecellîsiyle îmânın istimrâr ve devam ile teceddüd etmesine işarettir. Evet, delâilin zuhûru nisbetinde îmân ziyâdeleşir, teceddüd eder. بِالْغَيْبِ Yani nifâksız, ihlâs-ı kalb ile îmân ediyorlar. Veya îmân edilen şeyler gāib olmakla beraber îmân ediyorlar. Veyahud gāibe veya âlem-i gayba îmân ediyorlar. Îmân, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın teblîğ ettiği zarûriyât-ı dîniyeyi tafsîlen; ve zarûriyâtın gayrısını icmâlen tasdîk etmekten hâsıl olan bir nûrdur.

Suâl: Avâm-ı nâstan hakāik-i dîniyeyi ta‘bîr eden ancak yüzde birdir. Elcevab: Ta‘bîr etmemesi, bilmemesine delil olamaz. Evet, çok def‘a lisân, insanın tasavvurâtından incelerini ta‘bîrden âciz olduğu gibi, kalbindeki ve vicdanındaki inceler de insanın aklına görünmez. Hatta belâgat dâhîlerinden Sekkâkî gibi bir zât, İmrüü’l-Kays veya başka bir bedevînin ibrâz ettiği belâgatincelerini kavramamıştır. Maahâzâ, îmânın var olup olmadığı sorgu ile anlaşılır. Meselâ âmî bir adama, bütün cihetleri ile, eczâsıyla, kudretinde ve tasarrufunda bulunan Sâni‘in yarattığı bu âlemin, bir cihette Sâni‘i olup olmadığı hakkında bir sorgu yapıldığı zaman, “Hiçbir cihette değildir, olamaz” dese, kâfîdir. Çünki nefiy cihetinin, yani Sâni‘siz olamayacağının onun vicdanında sâbit olduğuna delâlet eder.

Îmân, Sa‘d-i Taftâzânî’nin tefsîrine göre, “Cenâb-ı Hakk’ın istediği kulunun kalbine, cüz’-i ihtiyârının sarfından sonra ilkā ettiği bir nûrdur” denilmiştir. Öyle ise îmân, Şems-i Ezelî’den vicdân-ı beşere ihsân edilen bir nûr ve bir şuâ‘dır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sâyede bütün kâinât ile bir ünsiyet, bir emniyet peydâ olur. Ve her şeyle kesb-i muârefe eder. Ve insanın kalbinde öyle bir kuvve-i ma‘neviye husûle gelir ki, insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukāvemet edebilir. Ve öyle bir vüs‘at ve genişlik verir ki, insan o vüs‘atle geçmiş ve gelecek zamanları yutabilir.