Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Ey arkadaş! Bu âyetin evvelen mâkabliyle olan irtibâtından bahsedeceğiz. Şöyle ki: Bu âyetin geçen âyetlerle çok mütefâvit irtibâtları vardır. Yani mezkûr cümlelere doğru bu âyetten uzanıp giden muhtelif hatlar vardır. Bakınız, Kur’ân-ı Kerîm’in bu âyetle işaret ettiği netice-i îmânla amel-i sâlihin semeresi, sûrenin başında mü’minlere yaptığı medh ü senâya bakıyor. Ve yine sûrenin başında, kâfirlere ve münâfıklara yaptığı zem ve tahkîrlerden sonra, onların tuttukları yolun onları ebedî bir şekāvete sevk edeceğini beyân etmiştir. Hem onlara bu âyetle tasrîh ettiği saadet-i ebediyenin nûrunu göstererek, onların bu büyük ni‘metleri kaybettiklerinden çektikleri hasretlerini tezyîd etmiş ve arttırmıştır. Ve yine يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا âyetiyle emrettiği, bir kısım dünya lezzetlerinin terkine bâis olan ibâdetten neş’et eden zahmet ve meşakkatlere karşı, bu âyetle cennetin kapısını açarak, cennetin lezâizini göstermekle, mü’minlerin kalblerini tatmîn ve te’mîn etmiştir. Ve yine teklîfin esası ve îmânın birinci rüknü olan tevhîdi evvelce isbat etmiştir. Bu âyette dahi tevhîdin semeresini ve rahmetin ünvanını cennet ve saadet-i ebediye ile göstermiştir. Ve yine yukarıda nübüvvet-i Muhammediye (asm) اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ -ilâ âhirihî- âyetiyle işaret edilen i‘câz ile isbatedilmiştir. Burada da tebşîr ve inzâr gibi nübüvvet vazîfelerine lisân-ı Kur’ân ile işaret edilmiştir. Ve yine yukarıda îâd ve inzârlar, yani tahvîfler ve tehdîdler yapılmıştır. Burada da va‘dler, rağbetler, beşâretler yapılmıştır. Bunların arasındaki münâsebet, tezâdî bir münâsebettir. Ve yine nefsi ve vicdanı aklın hükümlerine itâatlerini devam ettiren terğîb ve terhîb, yani ümid ve korku hisleri lâzımdır. Ve bu hislerin vücûduyla devamları, ancak terğîb ve terhîb ile, yani ümidlendirmek ve korkutmakla olur. Terğîb ve terhîbin devamı, ancak tahrîk edici, vicdanda mevcûd bir âmirin vücûduyla olur. İşte terğîb hissi bu âyetle uyandırılmıştır. Evvelki âyetlerle de terhîb hissi tahrîk edilmiştir. Bu i‘tibârla aralarında tezâdî bir münâsebet vardır.