Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Her şey, o nokta-i kemâle doğru hareket etmek üzere, sanki ma‘nevî bir emir almış gibi muntazaman o noktaya müteveccihen hareket etmektedir. Esnâ-yı harekette onlara yardım eden ve mâni‘lerini def‘ eden şübhesizCenâb-ı Hakk’ın terbiyesidir. Evet, kâinâta dikkatle bakıldığı zaman, insanların tâifeleri ve kabîleleri gibi, kâinâtın zerrâtı münferiden ve müctemian Hâliklarının kanununa imtisâlen, muayyen olan vazîfelerine koşmakta oldukları hissedilir. -Yalnız bedbaht insanlar müstesnâ-

الْعَالَم۪ينَ Bu kelimenin sonundaki ( ين ) ya yalnız i‘râb alâmetidir, عِشْر۪ينَ، ثَلَاث۪ينَ gibi. Veya cem‘ alâmetidir. Çünki âlemin ihtivâ ettiği cüz’lerin her birisi bir âlemdir. Veyahud yalnız manzûme-i şemsiyeye münhasır değildir. Cenâb-ı Hakk’ın şu gayr-i mütenâhî fezâda çok âlemleri vardır. Evet اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ كَمْ لِلّٰهِ مِنْ فَلَكٍ  تَجْرِي النُّجُومُ بِه۪ وَ الشَّمْسُ وَ الْقَمَرُ

رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ ’de olduğu gibi, burada da ukalâya mahsûs olan cem‘ sîgasıyla gayr-i ukalâ da cem‘lendirilmiştir. Bu ise kavâide muhâliftir?Evet, âlemin ihtivâ ettiği uzuvların birer âkil, birer mütekel­lim suretinde tasavvur edilmesi, belâgatin en makbûl bir prensibidir. Zîrâ kâinâtın âlem ile tesmiyesi, kâinâtın Sâni‘ine olan delâleti, şehâdeti, işareti içindir. Binâenaleyh kâinâtın uzuvları da Sâni‘e olan delâletleri, şehâdetleri için birer âlem olmaları îcâb eder. Öyle ise, Sâni‘in o uzuvları terbiyesinden ve o uzuvların daSâni‘i i‘lâm etmelerinden anlaşılır ki, o uzuvlar birer hayy, birer âkil, birer mütekellim suretinde tasavvur edilmiştir. Onun için bu cem‘de kavâide muhâlefet yoktur.

اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ Mâkabliyle bu iki sıfatın nazmını îcâb eden şöyle bir münâsebet vardır ki: Biri menfaatleri celb, diğeri mazarrâtları def‘ etmek üzere terbiyenin iki esası vardır. Rezzâkma‘nâsına olan اَلرَّحْمٰنِ birinci esasa, Gaffâr ma‘nâsını ifade eden اَلرَّح۪يمِ de ikinci esasa işaretleri için birbiriyle bağlanmıştır.