Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

İhtâr: Başka ism-i hâslarda bu delâlet yoktur. Çünki başka zâtlarda, sıfât-ı kemâliyeyi istilzâm etmek yoktur.

اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ Bu iki sıfatın Lafza-i Celâl'den sonra zikirlerini îcâb eden münâsebetlerden birisi şudur ki: Lafza-i Celâl'den celâl silsilesi tecellî ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemâl silsilesi tecellî ediyor. Evet, her bir âlemde emir ve nehiy, sevab ve azab, terğîb ve terhîb, tesbîh ve tahmîd, havf ve recâ gibi pek çok fürûât, celâl ve cemâlin tecellîsiyle teselsül edegelmektedir. İkincisi, Cenâb-ı Hakk’ın ismi, Zât-ı Akdes’ine ayn olduğu cihetle, Lafza-i Celâl, sıfât-ı ayniyeye işarettir. اَلرَّح۪يمِ de, fiilî olan sıfât-ı gayriyeye îmâdır. اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ve ne gayr olan sıfât-ı seb‘aya remizdir. Zîrâ Rahmân, Rezzâk ma‘nâsınadır. Rızık, bekāya sebebdir. Bekā, tekerrür-ü vücûddan ibârettir. Vücûd ise, birincisi mümeyyize, ikincisi muhassise, üçüncüsü müessire olmak üzere ilim, irâde, kudret sıfatlarını istilzâm eder. Bekā dahi, semere-i rızık mahsûlü olduğu için basar, sem‘, kelâm sıfatlarını iktizâ eder ki, merzûk istediği zaman ihtiyacını görsün, istediği zaman işitsin. Aralarında vâsıta bulunduğu takdîrde, o vâsıta ile konuşsun. Bu altı sıfat, şübhesiz birinci sıfatı olan hayatı istilzâm ederler.

Suâl: Rahmân büyük ni‘metlere, Rahîm küçük ni‘metlere delâlet ettikleri cihetle, Rahîm’in Rahmân’dan sonra zikri, yukarıdan aşağıya inmek ma‘nâsına olan san‘atü’t-tedellî kaidesine dâhildir. Bu ise belâgatçe makbûl değildir.

Elcevab: Evet, kaşlar göze, gem ata mütemmim oldukları ve onların noksânlarını ikmâl ettikleri gibi, küçük ni‘metler de büyük ni‘metlere mütemmim­dirler. Bu i‘tibârla mütemmim olan, hadd-i zâtında küçük de olsa, fâideyi ikmâl ettiğinden, büyükten daha büyük olması îcâb eder. Ve kezâ, büyükten beklenilen menfaat küçüğe mütevakkıf ise, o küçük, büyük sırasına geçer. O büyük dahi küçük hükmünde kalır. Kilit ile anahtar, lisân ile ruh gibi.