Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Hem tâ خَالِدُونَ kelimesine kadar, Risâle-i Nûr’daki bütün muvâzenelerin aslı ve menbaı olarak, aynen o muvâzeneler gibi mükerreren nûr ve zulümâtı ve îmân ve karanlıkları karşılaştırması, gizli bir emâredir ki, o tarihte cihâd-ı ma‘nevî mübârezesinde bulunan ‘büyük bir kahraman-ı nûr' nâmında Risâle-i Nûr’dur ki, dinde bulunan yüzer tılsımları keşfeden onun ma‘nevî elmas kılıcı, maddî kılıçlara ihtiyaç bırakmıyor.

Evet, hadsiz şükür olsun ki, yirmi senedir Risâle-i Nûr, bu ihbâr-ı gaybîyi ve lem‘a-i i‘câzı bilfiil göstermiştir. Ve bu sırr-ı azîm içindir ki, Risâle-i Nûr’un şâkirdleri, dünya siyâsetine ve cereyânlarına ve maddî mücâdelelerine karışmıyorlar ve ehemmiyet vermiyorlar ve tenezzül etmiyorlar. Ve hakîkî şâkirdleri, en dehşetli bir hasmına ve hakāretli tecâvüzüne karşı ona der: “Ey bedbaht! Ben seni i‘dâm-ı ebedîden kurtarmaya ve fânî hayvaniyetin en süflî ve elîm derecesinden, bir bâkî insaniyet saadetine çıkarmaya çalışıyorum. Sen, benim ölümüme ve i‘dâmıma çalışıyorsun. Senin bu dünyada lezzetin pek az, pek kısa ve âhirette cezâ ve belâların pek çok ve pek uzundur. Ve benim ölümüm bir terhîstir. Haydi def‘ ol! Seninle uğraşmam. Ne yaparsan yap” der. O zâlim düşmanına hiddet değil, belki acıyor, şefkat ediyor. “Keşke kurtulsa idi” diyerek ıslahına çalışıyor.

Sâniyen: وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰي Bu iki kudsî cümleler, kuvvetli münâsebet-i ma‘neviye ile beraber makam-ı cifrî ve ebcedî hesabıyla, birincisi Risâle-i Nûr’un ismine, ikincisi onun tahakkukuna ve tekemmülüne ve parlak fütûhâtına ma‘nen ve cifren tam tamına tetâbukları bir emâredir ki, Risâletü’n-Nûr, bu asırda, bu tarihte bir urvetü’l-vüskādır. Yani çok muhkem, kopmaz bir zincir ve bir hablullâhdır. Ona elini atan ve yapışan, necât bulur, diye ma‘nâ-yı remziyle haber verir.

Sâlisen: اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا cümlesi hem ma‘nâsıyla, hem cifir ile Risâletü’n-Nûr’a bir remzi var. Şöyle ki: (Hâşiye)

_________________________________

Hâşiye: Bu nüktenin bâkî kısmı şimdilik yazdırılmadığının sebebi, bir derece dünyaya ve siyâsete temasıdır. Biz de bakmaktan memnûuz. Evet, اِنَّ الْأِنْسَانَ لَيَطْغٰي bu tâğūta bakar ve baktırır. Saîdü’n-Nûrsî