Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

Dördüncü Söz’de denildiği gibi, bin lira ikrâmiye kazancı için, bin adam iştirâk etmiş bir piyango kumarına, yirmi dört lirasından beş on lirasını veren; ve yirmi dörtten birisini, ebedî bir mücevherât hazinesinin biletine vermeyen -halbuki dünyevî piyangoda o bin lirayı kazanmak ihtimâli, binde birdir. Çünki bin hissedâr daha var- ve uhrevî mukadderât-ı beşer piyangosunda ise, hüsn-ü hâtimeye mazhar ehl-i îmân için kazanç ihtimâli binde dokuz yüz doksan dokuz olduğuna yüz yirmi dört bin enbiyânın ona dâir haberlerini keşif ile tasdîk eden evliyâdan ve asfiyâdan had ve hesaba gelmez sâdık muhbirler haber verdikleri halde, evvelki piyangoya koş­mak, ikincisinden kaçmak, ne derece maslahata muhâlif düşer, mukāyese edilsin.

Bu mes’elede hapishâne müdürleri ve sergardiyanları ve belki mem­leketin idare müdebbirleri ve âsâyiş muhâfızları, Risâle-i Nûr’un bu dersinden memnun olmaları gerektir. Çünki bin mütedeyyin ve cehennem hapsini her vakit tahattur eden adamların idare ve inzibâtı, on namazsız ve i‘tikādsız, yalnız dünyevî hapsi düşünen ve haram helâl bilmeyen ve kısmen serseriliğe alışan adamlardan daha kolay olduğu çok tecrübelerle görülmüş.

İkinci Mes’elenin Hulâsası

Risâle-i Nûr’dan Gençlik Rehberi’nin güzelce îzâh ettiği gibi, ölüm o kadar kat‘î ve zâhirdir ki, bugünün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek. Bu hapishâne nasıl ki, mü­temâdiyen girenler ve çıkanlar için muvakkat bir misafirhânedir. Öyle de zemin yüzü dahi, acele hareket eden kafilelerin yollarında bir gecelik konmak ve göçmek için bir hândır. Her bir şehri yüz def‘a mezaristana boşaltan ölüm, elbette hayattan ziyâde bizden bir istediği var. İşte bu dehşetli hakîkatin muammâsını Risâle-i Nûr hall ve keşfetmiş. Bir kısacık hulâsası şudur:

Madem ölüm öldürülmüyor. Ve kabir kapısı kapanmıyor. Elbette bu ecel cellâdının elinden ve kabir haps-i münferidinden kurtulmak çaresi varsa, insanın en büyük ve her şeyin fevkınde bir endişesi, bir mes’elesidir. Evet, çaresi var. Ve Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın sırrıyla o çareyi iki kerre iki dört eder derecesinde kat‘î isbat etmiş. Kısacık hulâsası şudur ki: