Yükleniyor...
Risale-i Nur
Eserler

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ

Aynı Ramazan’ın kudsî bir hediyesi; ve Âyetü’l-Kübrâ’nın Arabî birinci makamının ayrı ve nûrânî diğer bir tarzı; ve kâinât kitabının tevhîd dili ile kısaca okuması ve kırâati; ve geniş bir hayâlin muhtasar bir tevhîdnâmesi; ve namaz tesbîhâtındaki tehlîlin kâinât halka-i zikrinde lisân-ı hâl ve lisân-ı kāl ile erkân-ı âlemin çektikleri kelime-i tevhîdin feyizli bir tezâhürü; ve bu gelen âyetin îmân noktasında bir parlak tefsîri; ve Risâle-i Nûr’un hulâsası olan Âyetü’l-Kübrâ’nın Hulâsatü’l-Hulâsa'sıdır. Ara sıra bazı vakitte mütefekkirâne okunsa güzel olur. Îmâna kuvvet verir.

بِسْم اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّ وَ اِنْ مِنْ شَئٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

Evet, biz îmân ettik ki, bütün gökler, kendisine mahsûs diller ile; yıldızlar, güneşler, aylar ve gezegenler kelimeleriyle ve bunların şu gök denizinde ve kendi aralarındaki düzenleri ve muntazam vazîfelerinin şâhidliğiyle derler ki: “Varlığı zarûrî olan Vâcibü’l-Vücûd ve bir ve tek olan Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur.” Gökyüzü, kendine mahsûs dil ile; hizmetkâr kılınmış birer vazîfeli me’mur olan bulut, rüzgâr, şimşek, gök gürültüsü ve yağmur kelimeleriyle, hem bunların faydaları ve bütün canlıların ihtiyaçlarına olan uygunluklarının şâhidliğiyle der ki: “Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur.” Unsurlar, kendilerine mahsûs dil­ler ile, ellerinde mükemmel bir nizâm ve bir ölçü ile ortaya koydukları san‘atlı ürünler, süslü neticeler, mükemmel hizmetler kelimeleriyle; ve zâtları i‘tibâriyle hiçbir şey bilmedikleri, câmid oldukları, birbirine çok benzedikleri ve birbirinin hemen hemen aynısıymış gibi benzeştikleri, aynı zamanda birbirine zıd oldukları ve sınırsız bir şekilde her tarafı istîlâ edip her yere yayıldıkları halde, toprağında, demirinde, suyunda ve havasında, mükemmel bir şekilde Allah’ın emrine uyma, boyun eğme, itâat etme ve düzen içinde olmalarıyla derler ki: “Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur.” Yeryüzü kendisine mahsûs dil ile; ihtiyaçlar için hikmetle hazırlanmış ma‘denlerinin faydaları, gıda olmak üzere rahmetle hazırlanmış olan bitkilerinin sünbülleri, rızık olmak üzere inâyetle hazırlanmış olan ağaçlarının meyveleri, rahmet ve inâyet lü­tufları içinde hikmetin hassâs ölçüleriyle idare edilen hayvanlarının çeşit çeşit, farklı suretleri kelimeleriyle der ki: “Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur.” Denizler, pınarlar ve nehirler kendilerine mahsûs diller ile; süs­lü cevherleri, muntazam hayvanları ve ölçülü gelir ve giderleri, intizâmlı bir şekilde depolanmaları ve korunmaları ve idare edil­meleri, dünya ile beraber güneşin etrafında muhteşem bir şekilde dön­dürülmeleri kelimeleri ile derler ki: “Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur.”